Okullarımız Vardı bizim hani bazen böyle kapkaranlık gibi hissettiğimiz O is kokusu dolu ama içerisinde cıvıl cıvıl öğrenciler olduğumuz okullarımız vardı. O fişler vardı ali'nin top oynadığı Ayşe'nin ip atladığı. Öğretmenlerimize bizi teslim ederken anne babalarımız eti senin kemiği benim dediği okullarımız vardı. O beyaz yakalı Siyah önlükleri ileokul yollarını ve okul bahçesini şenlendiren öğrencilerimiz vardı.
Okulun bahçesinde cıvıl cıvıl oynarken insanlar sanki kendi çocuklarını görmüşçesine hep bizi izlerlerdi. Bazen düşeceğimiz zaman veya düştüğümüze Ay aman oğlum kızım dikkat et derlerdi ama biz gülümserdik çocukça ve teşekkür ederdik hiç tanımadığımız bilmediğimiz bizleri izleyen insanlara.
Öğretmenlerimiz vardı saygı duyduğumuz sevgi duyduğumuz ve Hatta ve hatta kendimize Rehber ve idol olarak gördüğümüz öğretmenlerimiz vardı kılığıyla kıyafetiyle konuşmalarıyla üslubu ile her şeyiyle öğretmen gibi öğretmenlerdi. Onlar bize hem ders öğretti hem hayatı öğretti biz hayatı biz insan olmayı hep o öğretmenlerinizden öğrendik. Ama bugün geldiğimiz noktalara bakıyoruzki neo eski okullar Ne o eski öğretmenler ne o eski öğrenciler nede eski veliler kaldı günümüzde.
Okul dediğimizde aklımıza ilk gelen şey saygı duyulan insan yetiştirilen çocuklarımızı geleceğe hazırlayan bir yer gelirdi. Veliler okul kapısından içeri girerken saygıyı edebi bir kenara bırakmadan inşallah çocuğumla ilgili olumsuz bir şeyler söylemezler diye girerlerdi içeriye. Okul velilerimiz ve öğrencilerimiz için saygı duyulan sevilen bir yerdi.
İnsanlar bir okulun önünden geçerken yüksek sesle konuşmazlar, arabalar korna çalmaz böyleydi bizim okullarımız. Okullarımızın kapısından içeriye girdiğimizde ilim irfan yuvası olduğu koridorlarından ve o mistik kokusundan belli olurdu.
Her öğrencinin o okullarda bir idolü vardı bir saygı duyduğu Öğretmeni vardı ve o öğretmenler hayatı ve ilmi öğretirdi tüm öğrencilere.Akabinde ortaokullarınız vardı ortaokulla başlardık hayatı öğrenmeye. Siz bir Öğretmeninizin karşısında ceketinizin düğmesi açık olacaksınız mümkün değildi bu bir saygısızlık işareti ve biz saygıyı ilk okulda öğrenmiştik öğretmenlerimizden. Öğretmenlerimiz vardı yine Ortaokullarda kulağımızdan tutan saçımızı çeken ve gerekirse Bir şamar attı mı karatahtaya yapıştıran öğretmenlerimiz vardı korkar mıydık Evet korkardık ama bu korkuya rağmen severdik öğretmenlerimizi saygı duyardık.
45 dakikalık derslerde en az 15 dakikamız hayatla ilgili geçerdi yaşamla ilgili geçer di doğrulukla dürüstlükle geçerli insanlıkla geçer de hep bunları anlatırlardı. Kalan yarım saatte ise dersimizi işlerdik.
Milli eğitimin yıllar içerisinde geçirdiği Evrim felaket mi felaket.Adına özgürlük mü dersiniz, insan haklarımı dersiniz ya da başka bir şey mi dersiniz ne derseniz deyin günümüzde öğretmenlerimizi hatalı suçlu çıkartacak bir sürü şey ortaya çıkartılıyor
Bu kılıflar neticesinde işte okullarımızda yaşananlar malum Urfa'da Kahramanmaraş’ta Yaşanan bu cinnet vakaları elini kolunu sallayarak o kadar silahla gelerek 8nci sınıf öğrencisi katliam yapıyor burada da düşünmek lazım.
Biz Nerede hata yaptık herkes elini kalbine koyacak öğrencisi, öğretmeni, velisi Milli Eğitim Bakanlığı ve milli eğitim kadroları okul müdürleri herkes Ama herkes elini ama herkes elini vicdanına koyacak biz Nerede hata yaptık.
Evet Nerede hata yaptık sahi Adı üzerinde Milli Eğiti, Milli Eğitim adı altında Biz zannediyorum okullarımızı milli olmaktan çıkardık.Öğrencileri öğretmenlerimize hükmeder hale getirdik. İlkokulda okuyan çocuk öğretmenine kafa tutuyor, okul müdürüne kafa tutuyor. El insaf el insaf artık ben ortaokula liseyi saymıyorum bile ülkemize Esrar Eroin hap kullanma yaşı o kadar alt yaşlara düştü ki bugün ortaokullarımızda liselerimizde Maalesef bu Esrar Eroin hap çocuklarımızın kullanımına kadar indi. Tekrar diyorum ki biz Nerede hata yaptık .
Tez zamanda milli eğitim sistemi tekrar gözden geçirmeli orada okuyan çocuklarımıza özellikle ilkokul seviyesindeki çocuklarımıza edep,Haya, görgü kuralları, her alanda adabı muaşeret kuralları bunlar çocuklarımıza ilkokulda tekrardan verilmeli.Evet biz sahi Nerede hata yaptık.
Ders sırasında sınıfın huzurunu bozan, diğer öğrencilerin dikkatini dağıtan bir öğrenciye öğretmen ne yapabilir? Çok şey yapabilirken hiçbir şey yapamaz. Öğrenciye kızarsa öğrenci velisine söyler öğrencisin velisi ‘’çocuğumuza öğretmeni psikolojik şiddet uyguladı, çocuğumuzun psikolojisi bozuldu’’ diye şikâyetçi olur.
Öğretmen öğrenciye dokunsa kulağını çekse veya hafifçe vursa fiziksel şiddet uygulandı diye veli şikâyetçi olur öğretmen soluğu ya karakolda ya da adliyede alır.Derslerine düşük not verilse hem veli ile hem de okul idaresi ile karşı karşıya kalınır.Birde veli gelir, okul içerisinde öğretmene bağırır çağırır ortalığı yıkar. Öğretmen hakkında soruşturmalar açılır, birde bu arada medya araya girer başlar yaygaraya ‘’Bunlar ne biçim öğretmen, yine öğretmen şiddeti’’.Ve şikâyetler üst üste gelir CİMER’E öğretmen hakkında. Ve en son yetkililer öğrenciyi evinde ziyaret eder hediyeler verilir öğrencinin ve velinin gönlü alınır ve hatta öğretmenden öğrenciden ve veliden özür dilenmesi istenir ve olay kapanır. Bu şartlarda hangi öğretmenimizden öğrencilere karşı yeteri kadar ilgi ve alaka beklenebilir ki. Ve bu şartlarda hangi öğrenci hedefine odaklanıp başarılı olabilir ki.
Herkes bir şeyler olsun istiyor ama kimse kendi kapısını temizlemiyor. Kimse kendi evladını ahlaklı terbiyeli büyütme derdinde değil bilakis herkes çocuğunun yaptığı terbiyesizliği savunuyor.
Özgüvenli çocuklar yetiştiriliyor ya olacağı buydu önce anne babalar eğitilmeli fazla özgürlük toplum ahlakını bozuyor ne büyüklere ne de öğretmenlere saygı kalmadı artık ülkemizde.
Sonuçta da ne istediğini bilmeyen hiç Bir şeyden mutlu olmayan çalışmak üretmek istemeyen ortada asalakça dolaşan bir nesil ortaya çıktı.
GÜNÜMÜZÜN HAYRI VE BEREKETİ ÜZERİNİZE OLSUN.
ALLAH (C.C) YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN.