Samsun, son yerel seçimlerde şaşırttı, Cumhur İttifakı / Ak Parti adayları büyük illerin çoğunu kaybetmesine rağmen Samsun’da hem büyükşehir belediyesini hem de 50’den fazla ilden büyük İlkadım Belediyesi’ni kazanırken, elindeki Çarşamba, Salıpazarı, Ayvacık, Kavak, Ladik, Yakakent ilçelerini kaybetti.
AK Parti Samsun'da nicelik olarak olmasa da nitelik olarak kazanmıştır. Büyük ilçelerden Çarşamba ve Atakum dışında hepsini aldı. Kaybeden adaylar Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Ziya Yılmaz’a rağmen aday gösterilenlerdir. Yılmaz Belediyeler Birliği Başkanlığı seçimlerinde Ekrem İmamoğlu’na oy veren AKP’li başkanlardan da sorumlu tutulamaz. İmamoğlu’nun seçileceği açık, seçik belliyken, başkanların seçilecek adaya oy vermeleri de normaldir.
CHP 30 büyükşehir belediyesinin 14’nü kazanmasına ve Türkiye genelinde 1. parti olmasına rağmen, Samsun’da musluklar akarken kapları dolduramadı; sadece Atakum Belediyesi’ni kazanabildi. Teşkilat da adaylar da yetersiz kaldı.
Cumhur İttifakı Ak Parti adayları Asarcık’ta yüksek oy oranlarıyla kazanırken, Salıpazarı'nda MHP adayı seçimi kaybetti. Bence parti değil; aday yanlıştı; Abdullah Karapıçak aday gösterilseydi güle oynaya kazanırdı. Son seçimde seçmen partiye göre değil; adaya göre oy kullandı. Seçmene rağmen gösterilen adaylar kazanamadı.
Bu seçim ‘kimi koysam seçilir’ döneminin bittiğini gösterdi. ‘Oylar bölündü, ittifak yapılmadı’ gibi gerekçeler söz konusu olsa da Türkiye genelinde aynı şartlarda kazananlara bakıldığında seçilemeyen adayların yanlış olduğu açık, seçik görüldü.
Erken seçime neden gerek var? Siyaset sorunları çözme becerisidir. Seçim, sorunları çözme becerisi olanların yönetime getirilmesi için yapılır. Seçimin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen, sorunlar azalmadı, arttı. Yıllar yılı zamlar anında yapıldı, ancak maaş zamları başka bahara, başka yıllara başka şartlara bırakıldı.
Erdoğan 2007’e seçimlerine giderken ‘Cumhurbaşkanı (Ahmet Necdet Sezer) Müslüman değil; kardeşim Abdullah Gül’ü, Müslüman bir cumhurbaşkanı seçin o zaman benden isteyin’ dedi. Gül seçildi değişen bir şey olmadı, bu sefer Erdoğan çıraklık, kalfalık, ustalık diye dönemleri ayrıştırdı başarıyı hep sonraki seçime veya seçimlere erteledi.
‘Anayasa değiştirilsin, sorunlar bitecek, refah gelecek’ dendi, Anayasa değiştirildi, yargı siyasallaştı, FETÖ yargıya yerleşti, yeni ve daha büyük sorunlar yaşandı, olumlu hiçbir şey olmadı. ‘Ben cumhurbaşkanı olayım, daha sonra partili cumhurbaşkanı olayım, siz beni 2023’te görün’ dedi, istilaya varan sığınmacı akını, trilyon lirayı bulan dövize endeksli hesaplar, Nas’a rağmen yükselen faiz, yükselen enflasyon, inanılmaz kira artışları, devleti soyanlara vergi muafiyetleri gördük, emekliye verilecek paranın kalmadığını duyduk.
Erdoğan ‘Emekliye zam yaparsam, çalışana maaş veremem’ diyerek yüzde yüz enflasyona rağmen emekliye zam yapmaması erken seçimin ilan tarihidir. Her an erken seçimi kararı alınabilir.
Seçim yapılmazsa, emeklilerin mağduriyeti mi giderilecek, Suriyeli, Afgan, Irak, İran, Pakistan, Afrikalı tüm sığınmacılar memleketlerine hemen mi gönderilecek. Devleti soyanlar aldıkları paraları geri mi getirecek, vergi herkesten değil; az kazanandan az, çok kazanandan çok mu alınacak.
*BAHÇELİ, yüzüklü, dosyalı fotoğrafıyla verdiği mesajdan hiçbir anlam çıkmaz. Bahçeli, Erdoğan için ‘Liderimiz’ dediği zaman son noktayı koydu, uyarır, uyarılara uyulur veya uyulmaz ittifak devam eder. Kıyamet kopmadan Bahçeli ittifaktan ayrılmaz.