SON DAKİKA
01:30 Hürmüz Boğazı'nda savaş çanları: ABD ordusu İran'a giden gemiyi füzeyle vurdu 00:52 Aziz Yıldırım müjdeyi verdi! Prensipte anlaştık 00:32 Rusya: Ukrayna nükleer santrali kamikaze İHA ile vurdu! 00:09 Otobanda can pazarı: 4 araç birbirine girdi, ölüler var 23:48 Çin'den korkutan uyarı: Küresel nükleer çatışma riski artıyor 23:17 Yok böyle bir final Şampiyonlar Ligini kazanan takımı penaltılar belirledi 22:16 TFF Başkanı Hacıosmanoğlu'ndan zehir zemberek sözler: Türkiye yabancı çöplüğü değil! 22:00 Özgür Özel'den Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarına yanıt 21:53 CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ Ankara'da: Özgür Özel'in yanındayız 21:53 Özgür Özel'den İsmet İnönü'nün kabri başında dikkat çeken açıklama 21:47 Köpeğe çarpmamak isterken şarampole uçtu 21:35 Bolu'da iki ayrı trafik kazası: 10 yaralı 21:30 Milyonlarca meme kanseri hastasını kemoterapiden kurtarabilir 21:27 Özgür Özel'den kurultay çağrısı 21:08 Bayram günü kahreden haber: 9 saat arayla cansız bedenleri bulundu 20:57 Özgür Özel’in Ankara'daki mitingine Samsun'dan katılan oldu mu? Samsun Milletvekili Murat Çan neden katılmadı? Jet açıklama geldi... 20:33 Samsun'un gururu dünya sahnesinde: OMÜ, NAFSA 2026 Fuarı'na damga vurdu! 20:21 Özgür Özel'den Kemal Kılıçdaroğlu'na FETÖ tepkisi! İftiraları şimdi kendisi sahipleniyor 20:08 Bayram dönüşü dehşet! Tartıştığı sürücüyü darbetti 19:51 Samsun'da satılık arsa! Asarcık Belediyesi'nden milyonluk satış...
Uzmanlardan 2025 yılı "altın" öngörüleri

Uzmanlardan 2025 yılı "altın" öngörüleri

Hazır

Giriş: 01.01.2025 14:00 Güncelleme: 31.05.2026 03:26
Uzmanlar, ABD'de enflasyonla mücadelenin henüz tam olarak sonuçlanmadığını belirterek, 2025 yılında merkez bankalarının para politikası adımlarını ve jeopolitik riskleri izlemeye devam edeceklerini kaydetti.

Geçen yıl artan jeopolitik riskler ve küresel ekonomide belirsizliklerin devam etmesi güvenli liman varlıklardan olan altına talebi artırdı. 2025 yılında ise ABD Merkez Bankası (Fed) başta olmak üzere önemli merkez bankalarının atacağı adımların altının seyri üzerinde etkili olması bekleniyor.

2024 yılında 2 bin 790 dolarla tarihi zirvesini gören altının ons fiyatı yılı yüzde 27,2 artışla 14 yıllın en yüksek getirisini kaydederek 2 bin 623 dolar ile tüm zamanların en yüksek yıllık kapanışını gerçekleştirdi.

Dünya Altın Konseyi'nin yayınladığı rapora göre, 2024 yılında merkez bankalarının alımları tüketici talebindeki yavaşlamayı dengeledi.

Asya bölgesindeki yatırımcıların, altın üzerinde sürekli varlık gösterdiğinin belirtildiği raporda, üçüncü çeyrekte azalan getirilerin ve zayıflayan dolar endeksinin diğer bölgelerdeki yatırımcıları da altına çektiği kaydedildi.

Raporda, altının artan piyasa dalgalanmaları ve jeopolitik risklere karşı koruma aracı olarak oynadığı role dikkat çekilirken 2024 yılındaki performansında da bu role vurgu yapıldı.

Konuyla ilgili AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan HSBC Portföy Başekonomisti İbrahim Aksoy ve Yatırım Finansman Başekenomisti Erol Gürcan, altının 2025 vizyonu hakkında görüşlerini paylaştı.

ABD’de çekirdek enflasyonda düşüşün son aylarda yerini görece yatay bir seyre bıraktığını belirten Aksoy, Fed’in aralık projeksiyonlarında 2025 için daha az faiz indirimi öngörmesinin ons altın için aşağı yönde risk yarattığını kaydetti.

ABD’de enflasyonun 2025’te görece yüksek seyredebilme ihtimali olsa da, kontrol altında kalacağı beklentisiyle ons altın üzerinde belirgin bir yükseliş etkisi yaratmayabileceğini aktaran Aksoy, ABD'de bütçe açığının ve dolayısıyla borçlanmanın aşırı seviyelere ulaşması durumunda, altının dolara alternatif olarak güvenli liman konumunda ön plana çıkabileceğinin altını çizdi.

ABD tarafından Çin'e daha yüksek gümrük vergileri uygulanması durumunda Çin’in buna karşılık olarak rezervlerinde altın varlığını artırma adımı atabileceğini bildiren Aksoy, böyle bir durumun ons altın fiyatını olumlu etkileyebileceğini ifade etti.

Aksoy, jeopolitik risklere de değinerek, "Önümüzdeki yıl için Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşın sona erdiği ve jeopolitik risklerin azaldığı bir durum ons altın fiyatına olumsuz yönde yansıyabilir. Jeopolitik risklerin yüksek seyretmesi ons altın fiyatını desteklemeye devam edebilir." yorumunu yaptı.

"Kısa vadede kar satış hareketleri görülebilir"

Yatırım Finansman Başekenomisti Erol Gürcan da, 2025 yılında altın fiyatlarında ana eğiliminin yukarı yönlü kalabileceğini ancak bu durumun kısmen fiyatlara yansıdığını ifade ederek, kısa vadede kar satış hareketlerinin de görülebileceğine işaret etti. Gürcan, yükselişe neden olabilecek gelişmeler arasında, Fed'in faiz indirim döngüsüne girmesiyle birlikte, sabit getirili dolar cinsi varlıkların cazibesinin kademeli bir şekilde azalmaya başlayacak olmasını gösterdi.

Gürcan, buna ek olarak, altın ve emtia fiyatlarının küresel piyasalarda dolar cinsinden fiyatlanması nedeniyle Fed'in faiz indirimlerinin doların küresel para birimlerine karşı değerini düşürme potansiyeline dikkat çekerek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Faizlerin düşmesiyle birlikte büyümenin ve enflasyonun orta uzun vadede yeniden yükseliş eğilimine girme ihtimali, Trump’ın izlemesi beklenen politikaların hem enflasyonist sonuçlara yol açma hem de belirsizliği artıracağı endişesi, süregelen jeopolitik riskler altın fiyatlarındaki ana eğilimin orta uzun vadede yukarı yönlü kalmasını sağlayabilecek bazı önemli unsurlar olarak not edilebilir. Ancak, bu unsurların kısmen fiyatlara yansımış olduğunu ve kısa vadede kâr satış hareketlerinin görülebileceğini de göz ardı etmemek gerekir."

"Fed’in Aralık projeksiyonlarında 2025 için daha az faiz indirimi öngörmesi ons altın için aşağı yönde risk yaratıyor"

Hükümetlerin artan borç yükü ve bütçe açıklarının altın fiyatları üzerindeki etkileri hakkında da açıklamalarda bulanan Gürcan, artan enflasyonist beklentiler ve politik riskler altın fiyatlarını desteklese de, bu etkilerin piyasada kısmen fiyatlanmış olduğunu belirterek, "Yüksek borçluluk ve artan bütçe açıkları, küresel bazda enflasyonun pandemi öncesindeki seviyelerin üzerinde dengelenme olasılığını artırmakta. ABD tarafında Trump’ın vaatlerinin bütçe açığını daha da artırıcı ve enflasyonist etkilerde bulunması beklenmekte. Bu durum, enflasyondan korunma eğilimini öne çıkararak altın fiyatlarını destekleyebilir. Ancak, bu riskin kısmen fiyatlarda olduğunu tekrar vurgulamakta fayda bulunmakta." ifadelerini kullandı.

Merkez bankalarının altına yönelik talebi hakkında değerlendirmede bulunan Gürcan, Trump’ın yeniden başkan seçilmesiyle birlikte ticaret savaşı ve korumacı politikaların artma riskinin olduğunu belirterek, talebin sürmesini ve altın fiyatlarının desteklenmesini sağlayabileceğini kaydetti.

Gürcan, Trump’ın 20 Ocak’ta göreve başlamasının öne çekilen talebi etkilediğini ve gelecek dönemde talebin bir miktar normalleşme ihtimalinin bulunduğunu aktararak, "Bununla birlikte, Trump’ın atacağı adımlar beklenenden daha olumlu bir tablo yaratması ya da altına güçlü talep gösteren ülkelerde ciddi ekonomik yavaşlamaların yaşanması, merkez bankalarının altın talebinde azalma veya sona erme gibi sonuçlar doğurabilir." değerlendirmesinde bulundu.

Gürcan, küresel çapta önemli merkez bankalarının faiz indirim döngüsüne başladığını hatırlatarak, bu durumun altın fiyatlarında yukarı yönlü bir etkiye neden olabileceğini kaydetti.

Piyasada söz konusu olası durumun kısmen fiyatlandığına işaret eden Gürcan, "Beklenenden daha sınırlı veya kademeli indirimlerin görülmesi durumunda ise riskler aşağı yönlü olacaktır." ifadelerini kullandı.

"ABD ve Çin arasında ılımlı bir tablo oluşabilir"

Yatırım Finansman Başekenomisti Gürcan, korumacı politikaların ve ticaret savaşına yönelik endişelerin artmasının da gelecek yıl altına yönelik talebi artırabileceği değerlendirmesini yaparak, Çin ekonomisinde gözlenen yavaşlama eğiliminin derinleşmesiyle altın talebini sınırlayabileceğini vurguladı.

Kripto para piyasası gibi görece riskli varlıklara olan talebin artmasının altın fiyatlarına yansımalarını değerlendiren Gürcan, portföy oluştururken altını genellikle belirli ağırlıklarla taşınması konusunda tavsiye edildiğini kaydetti.

Gürcan, alternatif yatırım araçlarının popülaritesinin artmasının bir miktar talep kaymasına yol açabileceğini belirterek, altın yatırımcısının yatırım iştahında çok radikal bir düşüşe sebep olmasının kısa vadede çok kolay görünmediğinin altını çizdi.

 

www.milliyet.com.tr

Bu haberi nasıl buldunuz?

Yorum Yap