Türkiye'de kamu kurumlarıyla vatandaş arasında köprü kuran CİMER (Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi), bu kez eğitim camiasında infial yaratan başvurularla gündeme geldi. Sosyal medyada "ogretmensitemiz" adlı kullanıcının paylaştığı iddialara göre, velilerin öğretmenler hakkında yaptığı bazı şikayetler "bu kadarına da pes" dedirten cinsten.
"HOCANIN ARABASI ÇOK ESKİ VE KİRLİ"
Eğitimciler arasında büyük tartışma yaratan şikayet listesinde, öğretmenlerin özel hayatlarından sınıftaki kalem tercihlerine kadar pek çok ilginç başlık yer alıyor. Bir velinin, öğretmenin okul önünde duran aracını hedef alarak, "Hocanın arabası çok eski ve kirli. Çocuğum vizyonsuz yetişecek diye korkuyorum" şeklinde şikayette bulunduğu öne sürüldü.
Bir diğer dikkat çeken başvuru ise kullanılan kalem rengine yönelik oldu. Kırmızı rengin şiddeti çağrıştırdığını savunan bir veli, "Kırmızı kalem yerine yeşil kalem kullanılsın, çocuğum duayı sevsin" talebiyle kuruma başvurdu.
SAKSI SULATMAK "BAHÇIVANLIK" SAYILDI
Paylaşılan listede, okul içindeki basit sorumlulukların bile şikayet konusu edildiği görülüyor. İşte sosyal medyada gündem olan o başvurulardan bazıları:
- Dün gece saat 23.30’da ödevle ilgili soru sordum. Hoca hanım çevrimiçi olduğu hâlde cevap vermedi, görüldü attı. Bizimle ilgilenmeyecekse neden o grupta ki?
- Hoca kırmızı kalemle hata düzeltiyormuş. Kırmızı renk şiddeti ve kanı çağrıştırıyor. Çocuğumun bilinçaltına saldırı var. Yeşil kalem kullanılsın, duayı sevsin.
- Öğretmen Instagram hesabında lüks restoranda kebap yerken fotoğraf paylaşmış. Sınıfta durumu olmayan, fakir fukara öğrencisi var; canı çeken çocukları hiç mi düşünmüyor? Bu ne görgüsüzlük!
- Hocanın arabası çok eski ve kirli, okulunun önünde duruyor. Çocuğun vizyonsuz yetişecek diye korkuyorum. Öğretmen dediğin örnek olur.
- Hoca hiç ödev vermiyor. Çocuk evde bütün akşam tabletle oynuyor, boş bırakıyor çocukları. İşini yapmıyor, maaşını hak etmiyor.
- Ödevlerden başımızı kaldıramıyoruz. Akşam ailece bir dizi izleyemez olduk. Kendi anlatması gereken konuları ödev diye bize yıkıyor, biz evde öğretmenlik yapıyoruz.
- Yıl sonu gösterisinde benim kızıma ağaç rolü vermişler. Benim kızım sınıfın en güzeli, neden başrol değil? Öğretmen taraflı davranıyor.
- Çocuğum kalemini açarken çöpü yere dökülmüş. Hoca da “kendin topla” demiş. Benim çocuğum elin çöpünü mü toplayacak? Çocuğumu temizlikçi olarak mı kullanıyorsunuz? Şikâyetçiyim.
- Sınıfta gürültü olunca düdük çalmış. Benim çocuğumun kulakları çok hassas. Eve geldiğinde “kulağım çınlıyor” dedi. Resmen sınıfta gürültü şiddeti uygulanıyor.
- Öğretmen sınıftaki saksıyı benim oğluma sulatıyormuş. Ben çocuğumu oraya bahçıvan olsun diye mi gönderiyorum? Kendi çiçeğini kendi sulasın. Çocuğuma angarya iş yaptırılamaz.
"PROFİL FOTOĞRAFINA ÇİÇEK KOYMUŞ"
Sayın yetkili, nöbetçi öğretmen kantinde sucuklu tost yemiş. Benim çocuğum o sırada elma yiyordu. Sucuk kokusunu alınca morali bozulmuş. “Ben neden elma yiyorum?” diye ağlayarak eve geldi. Öğretmenin çocukların önünde iştah açıcı şeyler yemesi yasaklansın, gerekirse kantine girmesin.
- Çocuğun çantasına her gün Nutella koyuyorum. Hoca “sağlıklı beslen” demiş. Sen kimsin de benim çocuğumun şekerine karışıyorsun? Parasını sen mi veriyorsun? Beslenme çantası mahremdir.
- Öğretmen hanım profil fotoğrafına çiçek koymuş. Biz onun yüzünü görmek istiyoruz, çiçek ne alaka? Kendini mi saklıyor, bir vukuatı mı var? Araştırılsın.
- Öğretmenin evinde kedi beslediğini öğrendik. Benim çocuğumun kediye alerjisi var. Öğretmenin üzerindeki görünmez tüy ve pırıltılar sınıfa geliyormuş, çocuk hapşırıyor. Ya kediyi atsın ya da başka okula tayin olsun.
EĞİTİMCİLERDEN TEPKİ YAĞDI
CİMER üzerinden yapılan bu tarz başvuruların öğretmenlerin motivasyonunu kırdığını belirten eğitim sendikaları ve sosyal medya kullanıcıları, şikayet mekanizmasının suistimal edildiğine dikkat çekti. "Beslenme çantası mahremdir" diyerek öğretmenin sağlıklı beslenme tavsiyesine karşı çıkanlardan, öğretmenin evindeki kedinin tüylerinin "görünmez pırıltılarla" sınıfa geldiğini iddia edenlere kadar pek çok absürt talep, eğitim sistemindeki veli-okul ilişkisini yeniden tartışmaya açtı.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın bu tarz asılsız veya özel hayata müdahale içeren şikayetler hakkında nasıl bir prosedür izleyeceği merak konusu olmaya devam ediyor.
Tuğçe Gevşek