Yağ enjeksiyonu İstanbul ve çevresinde giderek popülaritesi artan bir yöntem olup kozmetik cerrahide geniş bir uygulama alanına sahip bulunuyor. En iyi tolere edilen dolgu maddelerinden olan yağ enjeksiyonu ellerde ve yüzde gençleştirme için kullanılan etkili bir dolgu malzemesi olarak biliniyor. Enjekte edilen yağ hücreleri yeni yerinde yaşamaya devam ederek dolgu görevi görüyorlar. Verilen yağ hücrelerinin ölmesi durumunda dolgu etkisi de ortadan kalkıyor. Bu aşamada yağ alımında uygulanacak olan tekniklerin ve aletlerin önemi ortaya çıkıyor. Yağ alımı esnasında uygulanabilecek pek çok teknik olsa da uygulanacak işlem esnasında yağ hücrelerine en az zarar verecek prosedürün tercih edilmesi gerekiyor.
Yağ enjeksiyonu en çok yüz bölgesinde kullanılıyor. Yaşlanmaya bağlı olarak yüzdeki yağ miktarında azalmalar ve sarkmalar oluşabiliyor. Yağ enjeksiyonu sayesinde yüzde azalmış olan yağ yerine konularak daha diri, genç, dolgun ve estetik bir görsellik elde edilebiliyor. Gençlerde ise yüzün yumuşak kemik ve doku yapısından dolayı hacim kayıpları ve zayıflıkları yaşanabiliyor. Bu tür durumlarda protezin kullanılamadığı durumlarda ya da proteze alternatif olarak yağ enjeksiyonu yönteminin kullanılması söz konusu olabiliyor.
Yağ enjeksiyonu, doku hacminin azaldığı alanlara uygulandığında uzun ömürlü, güvenilir ve doğal görünümlü sonuçlar alınmasını sağlıyor. Enjekte edilecek olan yağ genellikle vücudun bir kısmından alınıyor, özel bir işlemden geçirildikten sonra yağ kanülleri ile düzeltme yapılacak alanlara enjekte ediliyor. Bu uygulama sonrasında istenilen sonucun elde edilebilmesi için işlemin birkaç kez tekrarlanmasına ihtiyaç duyulabiliyor. Ancak kullanılan kişinin kendi dokusu olduğundan reaksiyon verme ya da reddetme gibi durumlarla karşılaşılmıyor.
Yağ enjeksiyonu; yüzde, dudakta, ellerde, alın bölgesinde, yara izlerinde, alt çenenin büyütülmesinde, vücutta cilt kontur bozukluklarının düzeltilmesinde ve liposuction sonrasında kullanılıyor.
Op.Dr.Evren İşçi Kliniğinde yağ enjeksiyonu işlemlerinden önce kişinin şikayetleri ve işlem sonrasına dair beklentileri detaylı bir şekilde değerlendiriliyor. Ve hasta prosedür ile ilgili bilgilendiriliyor. Yağ enjeksiyonu işleminden bir hafta öncesinde aspirin ve türevi ilaçların kullanımı bırakılıyor. Tedavinin uygulanacak olduğu alanın fotoğrafları çekiliyor. Enjekte edilecek olan yağ genellikle bel, karın ya da vücudun uygun herhangi bir bölgesinden özel vakumlu kanüller aracılığı ile alınıyor. Alınan yağ dokusu özel bir işlemden geçiriliyor. Ardından yüzde dudaklara, burun kenarından hastanın dudak köşesine uzanmakta olan kıvrıma, alt göz oluklarına, elmacık kemiği bölgesine ya da alın çizgisinin olduğu bölgeye özel uçlar aracılığı ile enjekte ediliyor. Bu işlem tek başına ya da diğer operasyonlar ile birlikte kombine edilerek uygulanabiliyor.
Yağ enjeksiyonu işlemi için küçük alanlarda lokal anestezi, daha büyük bölgesel alanlarda ise lokal anestezi ve sedasyon altında yapılıyor.
Yüz Germe Her Zaman Estetik Kaygılar İle Yapılmıyor
Yüz germe işlemi çoğunlukla estetik kaygılardan dolayı yapılıyor gibi düşünülmekle birlikte kimi zaman da tıbbi gereklilikler sonucunda gündeme gelebiliyor. Erkekler arasında da büyük ilgi gören yüz germe İstanbul dışındaki metropollerde de sık tercih edilen uygulamaların başında geliyor. Belirli bir yaştan sonra yüzde oluşan deri gevşemeleri ve sarkmalarını toparlamak için uygulanan yüz germe uygulamasında bir yaş sınırlaması bulunmuyor. Operasyonun yapılabilmesi için kişinin kendi yüzünün yaşlandığını hissetmesi ve muayene sonucunda yüzün dinamikliğini kaybettiğinin hissedilmesi yeterli kabul ediliyor. Günümüzde kullanımı giderek yaygınlaşan obezite cerrahisinden sonra da hastaların verdiği ciddi miktarda kilolar sonrasında ciltte sarkıklıklar gelişebiliyor. Bunun sonucunda bu hastalar da yüz germe yoluna başvurmayı tercih edebiliyorlar.
Yüz germe ameliyatlarından önce hastanın gençlik fotoğraflarına bakılarak yaşlanmanın ne şekilde gerçekleştiği, yüzün hangi bölgelerinde ve ne yönde deformasyon oluştuğu tespit ediliyor. Başarılı bir yüz germe operasyonunda tüm cilt katmanları üç boyutlu olarak şekillendiriliyor. Ciltte yapılan kesi ile cilt altında yer alan bağ dokularına, mimik kaslarına ve aşağıya doğru gevşemiş olan dokulara müdahale ediliyor. Cilt altındaki derin dokulara yapılan dokunuşlar sayesinde gevşemiş, sarkmış olan unsurlar normal bir yüzde bulunması gereken yerlere taşınıyor ve mevcuttaki bozukluklar gideriliyor. Yüz germe ameliyatları 1 ya da 2 milimetre ebatındaki küçük kesilerle ve saç içerisinde kalacak şekilde yapılıyor. Bu nedenle ameliyattan sonra bir yara izi kalması durumu söz konusu olmuyor. Doğru bir şekilde planlanan başarılı bir yüz germe ameliyatı sonucunda hastanın yüzünde 5 ile 10 yıl arasında bir gençleştirme sonucu alınması mümkün olabiliyor. Ancak; kişinin aşırı derecede alkol ve sigara tüketmesi, stresli bir yaşam tarzının olması, uykusuzluk, sorunlu beslenme alışkanlıkları ve güneş hasarlarına karşı önlem almaması gibi etkenler operasyonun kalıcılık süresinin kısalmasına neden olabiliyor.
Ameliyattan sonra oluşabilecek ağrılar için operasyonu gerçekleştiren doktorun önerdiği ağrı kesicilerin kullanılması fayda sağlıyor. Operasyondan sonra 2 hafta ağır egzersizden ve ağır kaldırmaktan kaçınılması gerekiyor. Ayrıca hastanın en az 2 ay süre ile kendisini güneş ışığından koruması öneriliyor.
Detaylı Bilgi Almak İçin: https://drevrenisci.com/