31 Mart yerel seçimlerinin üzerinden 9 ay gibi bir süre geçti.
3 ay sonra da 1. yıllarını tamamlayacaklar.
Samsun'da yerel yöneticilerimiz olan Belediye Başkanlarının 'seçim öncesi vaatler sıralayıp', seçildikten sonra neler yaptığını da görüyorsunuz.
Hangisinin neler yaptığını, hizmet noktasında, çalışanların ekonomisinin iyileştirilmesi için kim çabalıyor, kim umursamıyor birlikte izliyoruz.
İnsanın kapasitesi, bilgisi, liyakatı, fıtratı, bakış açısı; yönetici olunca ortaya tek tek çıkıyor.
Çok değil ilk 6 ay içinde kimin ne yapabildiği, bundan sonra neler yapabileceğiyle ilgili önemli ipuçları veriyor.
Kimin Ağustos böceği misali saz çalıp gününü gün edeceğini de açık ve net görmeye başladık sanırım.
Örnekleyelim:
Mesela Büyükşehir Belediye Başkanı hafta sonunda ilk etap kentsel dönüşümde yer alamayan 'benim de köşemde konu ettiğim' Kökçüoğlu Mahallesi'nde, vatandaşlara süreci anlatmakla geçirdi.
Sonraki etapta kısa süre sonra mahallelerinin dönüşüme dahil edileceğini söyleyerek, endişelerini giderdi.
Vatandaşlarla oturdu ve sohbet etti.
Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, hafta sonunda dar gelirlilere yakacak yardımı yapılmasını sağladı yine sahalardaydı.
İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, vatandaşlarla buluşup, dar gelirli olanların faydalanabilecekleri sosyal belediyecilik hizmetlerini anlattı.
Havza Belediye Başkanı Murat İkiz Cumartesi gününü basın mensuplarını davet ederek, ilçenin kazanım ve sorunlarını paylaştı.
Ladik Belediye Başkanı Bağımsız Adnan Topal, pazar yerinde esnaf, köylü ve vatandaş üşüyor diye pazarın çevresini kapattırdı ve çalışmaları bizzat takip etti.
Yani iş yapmak isteyen yapıyor, mesai günü ya da değil fark etmiyor.
Mıntıkası belediye ya da vatandaş yanı.
Peki daha geçtiğimiz hafta makam odasına haciz gelen, hatta makam odası yerinde olmadığından icra memurlarının haciz yapamadan gittiği Atakum Belediyesi'nin Başkanı Serhat Türkel ne yapmış hafta sonunda?
Konsere gitmiş. Gidebilir gayet normal.
Ama konseri izlemekle kalmamış, Neşet Ertaş ustanın 'Yalan dünyasını' duyunca, yerinden fırlamış sahneye çıkmış.
Sahnedeki müzik sanatçıları bile şaşkın.
Bir anda arkada beliriyor ve mikrofonu eline alıp, başlıyor üstadın 'Yalan Dünyasını' söylemeye.
Hacizleri, işçilerinin maaş alamamasını unutmuşcasına, ya da paranın ne önemi var yalan dünya dercesine bir mesaj mı vermek istedi çok anlamadım ama;
Herkesin şaşkın bakışları arasında sahneye fırlamış.
İyi saz çaldığını daha önce paylaşımlarında görmüştüm.
Sesi nasıldı çok anlayamasam da;
Belediyenin ve işçilerinin böylesine zor bir süreç yaşarken, böylesi bir rahatlık, açıkcası bana bir tuhaf geldi ve şaşırdım desem yeridir.
Tamam anladık dünya yalan da, işçilerin yaşadığı ekonomik sıkıntı, taksitle maaşlar, gidelemeyen pazar alışverişleri, çocuğuna istediğini alamayan işçilerin yaşadıkları gerçeğini nasıl ve nereye koyacağız?
Belediyenin borç batağında olmasını, hacizleri ne yapacağız?
Diğer belediyelerde böylesi sorunlar olmazken, Atakum Belediyesi en acı şekilde bu sorunları yaşarken, sahneye başkanı bir anda fırlatan duygu patlaması nedir acaba?
Kamuoyuna nasıl bir mesaj vermek istemiş olabilir ki?

Hadi bunu yaptı da;
'Yalan Dünya'yı duyunca dayanamdım, kendimi sahnede buldum :))
Şeklindeki paylaşımı nedir acaba?
Böylesi bir süreçte nasıl izah edilebilir ki.
Salonda dayanamamış anladık da, evinde nasıl bu ay maaşımızı alabilecek miyiz, ay sonunu nasıl getireceğiz diye düşünen işçilerimiz varken;
Şarkı söylerken görüntülerimi paylaşmasam daha iyi olur diye hiç mi düşünememiş mi?
Diğer belediye başkanlarının vatandaşla, iş üretmekle geçirdiği paylaşımları yanında Türkel Başkan, kendi paylaşımının nasıl göründüğünü, hiç mi fark edemiyor, anlamadım.
Hani işler yoluna konmuştur, işçiler maaşlarını gününde alır, hacizler son bulmuş ekonomi düze çıkmış, keyiften kendini sahneye atar anlaşılabilir de, mevcut durum öyle mi?
Kimseyi eleştirmek değil amacım ama belediye başkanı olunca farklı.
Siyasetçinin hele ki yerel olunca sorumlulukları var.
Müzik dinler, konsere de gider elbette bunlar hayatın parçaları ancak;
Sahneye çıkıp, 'her şey normalmiş gibi' şarkı söyleyip, mesaj ve paylaşımlar ne demek oluyor, ne anlama geliyor, garipsediğim mesele o.
Gerçekten Atakum Belediyesi'nin çok garip bir dönemine denk geldik.
Eski Başkan Cemil Deveci zamanında da borçlar vardı, son zamanlarda maaşlar taksitle oluyordu ancak, kendini tutamayıp herkesin şaşkın bakışları arasında sahneye fırladığını hiç görmedim, paylaşımına da rastlamadım.
Kaldı ki;
Atakum Belediyesi'nde yakın çalışma ekibinden basında görevli gencecik evli ve bir çocuk babası bir işçi kardeşimizin, hiç beklenmedik şekilde hayatını bir kaç gün önce kaybettiğini düşünürsek, başkanın bu sahne paylaşımı, şahsi fikrim hiç olmadı.
Hayat devam ediyor evet, konsere katılınır evet ama böylesi zor ve acılar olan bir süreçte abartmamak gerekir değil mi, Başkan Serhat Türkel?
Bu arada o yaşamını yitiren genç kardeşimiz de işçiydi belediyede.
Umarım taksitle maaş alanlardan değildir ve belediyeden alacaklı olarak veda etmemiştir bu Yalan Dünya'ya.
Eğer öyleyse, zaten içimiz yandı genç meslektaşımıza, çok daha üzülürüm gerçekten.
O nedenle;
Yalan dünya, Yalan dünya, kendini tutamıyor ve başkan kendini sahneye atıyor şaşırarak izledikte;
Atakum'un sorunları, borçların, işçilerin gerçekleriyle de yüzleşmek ve bir çözüm bulmakta gerekmez mi artık?
Başkan Türkel'in vakit geçirmeden 'çalışma mıntıkası' makamı ve çözümlerin odağı noktalar olmalı.
Sahneye şarkı söylemek için fırladığı gibi, ekonomik sorunların çözümü ve icraatlar için de 'aynı heyecanla sahnede görmek' maaş bekleyen işçiler ve Atakum'un geleceği için dileğimiz.
Hem de kimsenin mesai saatlerinde 'mıntıkan neresi başkan' diye sormasına gerek bırakmadan.
Çözümün adresi;
Konum; Atakum Belediyesi