Paylaş

Yıllar Geçse de Eskimeyen Dostluklar

Ekleme: 31.07.2026 10:00

29 Temmuz 2026 Çarşamba... Bazı günler vardır ki takvim yapraklarında sıradan bir tarih gibi görünür; ancak insanın yüreğinde ömür boyu unutulmayacak izler bırakır. İşte 29 Temmuz 2026 Çarşamba günü de benim için tam anlamıyla böyle bir gündü. Bugün, yıllar önce emekli olduğum DLH Makine İkmal Başmühendisliğinde birlikte çalıştığım mesai arkadaşlarımız ve emekli olmuş eski dostlarımızla yeniden bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadım. Aradan geçen uzun yıllara rağmen dostlukların ilk günkü sıcakl...

29 Temmuz 2026 Çarşamba...

Bazı günler vardır ki takvim yapraklarında sıradan bir tarih gibi görünür; ancak insanın yüreğinde ömür boyu unutulmayacak izler bırakır. İşte 29 Temmuz 2026 Çarşamba günü de benim için tam anlamıyla böyle bir gündü.

Bugün, yıllar önce emekli olduğum DLH Makine İkmal Başmühendisliğinde birlikte çalıştığım mesai arkadaşlarımız ve emekli olmuş eski dostlarımızla yeniden bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadım. Aradan geçen uzun yıllara rağmen dostlukların ilk günkü sıcaklığını koruduğunu görmek, kelimelerle anlatılması güç bir duyguydu.

Bu anlamlı buluşmayı büyük bir özveriyle organize eden değerli Deniz Makine Mühendisi şef İlhami Şahiner’e gönülden teşekkür ediyorum. Böyle güzel bir organizasyona öncülük ederek yıllardır birbirini göremeyen dostları aynı sofranın etrafında buluşturması, takdiri fazlasıyla hak eden örnek bir davranıştı.

DLH Yemek Salonu’nda gerçekleşen bu buluşma, sadece sıradan bir hasret giderme töreni değildi. Aslında yılların biriktirdiği özlemin, anıların ve dostluğun yeniden canlandığı çok özel bir buluşmaydı. Masalara oturur oturmaz sohbetler başladı. İlk dakikalardaki heyecan yerini kısa sürede yıllar öncesindeki samimiyete bıraktı. Sanki zaman hiç geçmemiş, yine aynı iş yerinde mesaiye başlamış gibiydik.

Elbette yıllar hepimizin üzerinde izlerini bırakmıştı. Kimimiz saçlarını dökmüş, kimimizin saçları kar gibi beyazlamıştı. Kimimiz birkaç kilo almış, kimimiz ise yılların telaşı içinde epeyce zayıflamıştı. Torun sahibi olan arkadaşlarımızın mutluluğu gözlerinden okunuyordu. Her birimizin yüzünde zamanın bıraktığı çizgiler vardı; ama o çizgilerin arasında yılların dostluğu ve alın teriyle kazanılmış onurlu bir hayatın izleri de açıkça okunuyordu.

Ancak bu güzel buluşmanın en hüzünlü yanı ise artık aramızda olmayan arkadaşlarımızdı. Bir zamanlar aynı masayı, aynı çayı, aynı emeği paylaştığımız dostlarımızdan bazılarının ebediyete uğurlandığını bilmek yüreğimizi burktu. Onların hatıraları yâd edildi, ruhları için dualar edildi, Fatiha’lar okundu. O an salonda derin bir sessizlik hâkim oldu. Çünkü bir kez daha anladık ki insanın geride bıraktığı en büyük miras, güzel hatırlanmak ve dostlarının dualarında yaşamaya devam etmektir.

Toplantı boyunca arkadaşlarımı uzaktan izleme fırsatı buldum. Yüzlerine dikkatlice baktığımda gördüğüm en belirgin duygu tarifsiz bir mutluluktu. Belki yıllardır birbirlerini görememişlerdi ama gözlerindeki o parıltı, yılların özlemini birkaç saat içinde eritmeye yetmişti. Çalışma hayatında birlikte geçirilen günlerin aslında ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha idrak ettim.

İnsan emekli olduktan sonra zamanın ne kadar hızlı geçtiğini daha iyi fark ediyor. Çalışırken bazen sıradan gibi görünen bir çay molasının, birlikte yenilen öğle yemeklerinin, yapılan küçük şakaların ve paylaşılan sıkıntıların aslında hayatımızın en değerli anıları olduğunu yıllar sonra çok daha iyi anlıyoruz. Aynı çatı altında omuz omuza verilen emek, insanları sadece mesai arkadaşı değil, aynı zamanda ömür boyu unutulmaz dostlar hâline getiriyor.

Bugünkü sohbetlerde bunu derinden hissettim. Herkes eski günlerden bahsediyor, unutulmaya yüz tutmuş anıları yeniden gün yüzüne çıkarıyordu. Kimi zaman kahkahalar yükseliyor, kimi zaman hatıralarla gözler nemleniyordu. Çünkü anılar, insanın en kıymetli hazinesidir; yıllar geçse de yüreğimizde yaşamaya devam eder.

Toplantıya gelemeyen, Samsun dışında yaşayan arkadaşlarımız da unutulmadı. Telefon ve görüntülü bağlantılarla onlara da ulaşıldı. Fiziken aramızda olamasalar da gönüllerinin bizimle olduğu hissediliyordu. Ekranın diğer ucundaki sıcak tebessümler bile hasreti biraz olsun dindirmeye yetti. Teknolojinin dostlukları yaşatmak adına böylesine güzel bir amaçla kullanılması da ayrı bir mutluluk kaynağıydı.

Yapılan sohbetlerde ortak bir düşünce ön plana çıktı. Herkes bu tür buluşmaların yıllar sonra değil, mümkünse her ay ya da en az üç ayda bir düzenli olarak gerçekleştirilmesini istedi. Çünkü insan, geçmişini unutmadan yaşarsa geleceğe daha güçlü bakabiliyor. Dostluklar ilgi gördükçe büyüyor, ihmal edildikçe ise sessizce uzaklaşıyor. Bu nedenle bu tür buluşmalar sadece hasret gidermek değil, aynı zamanda vefayı ve dostluğu diri tutmak adına büyük önem taşıyor.

Çaylarımızı yudumlarken, zamanın akıp giden seyrini konuştuk. Gençlik yıllarımızın heyecanını, çalışma hayatımızın zorluklarını ve birlikte başardığımız işleri yeniden hatırladık. Her anlatılan hatıra, yenisini çağırdı ve saatlerin nasıl geçtiğini hiç anlamadık.

Günün sonunda ise kaçınılmaz ayrılık vakti geldi. Hep birlikte günün anısına hatıra fotoğrafları çektirdik. Belki o fotoğraflar yıllar sonra yine aynı duygularla açılıp bakılacak, belki de bugün aramızda olanlar yarın eksilecek. İşte bu yüzden çekilen her kare, aslında zamana bırakılmış en kıymetli nişanedir.

Vedalaşırken herkesin dilinde aynı ortak cümle vardı:

“Bu kadar beklemeyelim, en kısa zamanda yeniden buluşalım.”

Dilerim bu söz sadece bir temennide kalmaz. Çünkü hayat, ertelemek için gerçekten çok kısa. Sevdiklerimize, dostlarımıza ve geçmişimize zaman ayırmak, hayatın kazandığı en büyük zenginliktir.

Kıssadan Hisse

Günün sonunda sofradan kalkarken derviş misali düşündüm: İnsan ömrü bir nehir gibi akıp giderken geriye ne kalır? Ne rütbeler, ne binalar, ne de geçici unvanlar... Geriye kalan; dar günün yoldaşı, çay bardağına yansıyan samimi bir gülüş ve kubbede bırakılan hoş bir sedadır. Vefa, erdemlilerin sırat köprüsüdür; onu koruyanlar zamanın yıpratıcı eline meydan okurlar.

Bugün bir kez daha gördüm ki yıllar saçlarımızı beyazlatabilir, yüzümüzde derin izler bırakabilir; ama gerçek dostlukların üzerini hiçbir zaman örtemez. Aynı ekmeği paylaşan, aynı emeği veren insanlar, aradan yıllar geçse bile bir araya geldiklerinde kaldıkları yerden yürek sesleriyle devam edebiliyorlar.

Bu güzel buluşmada emeği geçen başta değerli  şef İlhami Şahiner olmak üzere katkı sağlayan ve katılım gösteren herkese yürekten teşekkür ediyorum.

Dostlukların hiç eksilmediği, hatıraların daima yaşadığı, sağlık ve huzur içinde yeniden buluşacağımız nice güzel günlerde görüşmek dileğiyle…

Baki Selamlar...

1 Yorum

F
Faris CARUS 1 saat önce

Miraç kardeşimize bu içten gelen bu samimiyeti ve Duyguları için çok teşekkür ediyorum.

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.