Vatana ihanetin telafisi olmaz. İhanet edenin hükmü bellidir. Ülkemizde yaşayan tüm etnik grupların ve vatandaşlarımızın hakları Anayasamızın 10ncu maddesi ile açık ve nettir. Nedir 10’ncu madde:
“Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.”
Ülkemizin geçmiş siyasi ve toplumsal hayatına baktığımızda kim hangi soydan hangi mezhepten olursa olsun yönetimde ve idari kadrolarda en üst seviyelere kadar gelmiştir. Kanunlar çerçevesinde adalet önünde herkes eşit olmuştur.
Sen Türk’sün senin cezan şu kadar az olsun şen şusun busun senin cezan bu kadar fazla olsun denilmemiştir. Sen Türk’sün sen en güzel yerlerde okuyacaksın, sen şusun busun buralarda eğitim alma hakkın yok denilmemiştir.
KONDA araştırma şirketinin yapmış olduğu araştırmaya göre Türkiye’deki etnik nüfus dağılımı şöyledir;
Türk: yüzde 77
Kürt (Zazalarla birlikte): yüzde 19
Arap: yüzde 2
Diğer: yüzde 2
Anayasamızın 66’ncı maddesi "Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk'tür." Anayasa Mahkememizin verdiği kararlarda da Türklük, vatandaşlık bağı ile tanımlanmıştır.
Geçen haftaki yazımda Anayasamızın ilk 4 maddesi asla değiştirilemez demiştim. Bu Maddelere 66’ncı maddeyi de zira gayet açık ve nettir. Eğer bu maddenin değiştirilmesini isteyen ve talep eden olursa bunun arkasında art niyet ve farklı şeyler aramamız gayet doğaldır.
Bizler Anadolu’yu kendimize yurt edinirken bu topraklarda bulunan herhangi bir etnik grupla savaşarak bu toprakları yurt edinmedik, biz Bizanslılarla savaşarak geldik bu günümüze.
Anayasamızın ilk 4 maddesini ve 66’ncı maddesini kabul eden herkes bizim kardeşimizdir.
Bugün ülkemiz adına yeni anayasa hazırlıkları çalışmaları gerçekleştirilmeye çalışılıyor, bunun için mecliste birlikte yol almaya çalışanlar var, ülkemin geleceği için güzel bir çalışma diyebilirim.
Bu noktada herkes haddini hududunu hukukunu bilmeli ona göre hareket edilmelidir. Yeni Anayasa çalışmalarına toplumun her kesiminin sesine kulak verilmeli ve bu çalışmalara dahil edilmelidir. Aksi takdirde olumsuz istek ve taleplerin ardı arkası kesilmeyecektir.
Bugünlerde PKK terör örgütü silahlarını bıraktı, DEM Parti Türk siyasi hayatına terörsüz devam etme kararı aldı gelişmeler umut verici Terörsüz bir Türkiye Güçlü bir Türkiye demektir. Ama burada muğlak olan açık kalan noktalar vardır ki bu açıklıklar derhal kamuoyu önünde açıklığa kavuşturulmalıdır.
En önemli husus silah bırakan terör örgütü PKK’nın militanlarının durumu ne olacak? Bu terör örgütünün dağdaki ve şehirlerdeki elebaşlarının durumu ne olacak?
Bütün bu unsurlar ya Türk adaleti huzurunda gönülleri ferahlatan cezalar alıp gereken yapılmalı veya asla ve asla sınırlarımızdan içeri alınmamalıdırlar.
İlk başta da yazdım vatana ihanetin telafisi olmaz. Hele hele bu saatten sonra kim ki devletime askerime polisime vatandaşıma kuşun sıkar bunun ne anlaşması olur ne de farklı bir yaklaşımı. İğneden korkuyorsan akrebin yuvasına ellemeyeceksin.
Bu topraklarda hiç kimse Türk’ün varlığını yok sayamaz birlik ve beraberliğini
bozmaya çalışamaz.
Anayasamızın 10’ncu ve 66’ncı maddesini dikkate alalım ve ona göre kendi iç dünyamızda bir değerlendirme yapalım. Ülkemizde yaşayan tüm etnik gruplar bu maddelere kayıtsız şartsız bağlı ise asla sorun yoktur. Ama bu maddeleri hiçe sayıp farklı arayışlar ve hayaller peşinde koşup her fırsatta isyan provaları yaparlarsa benim gözümde direkt vatan hainliği yapıyorlar demektir ve hüküm açık ve net bellidir