loading...

Samsun merkezli, bölge gazetesi...

  • Dolar 6.0508
  • Euro 6.5549
  • GR ALTIN 307.66
  • ÇEYREK 503.03

  • 24 Kasım 2019, Pazar 10:00
ALPARSLANÇEPNİ

ALPARSLAN ÇEPNİ

25 KASIM

“ve kadınlar

bizim kadınlarımız

sanki hiç yaşamamış gibi ölen

            anamız,avradımız,yârimiz…”

 

            1960 yılının 25 Kasım'ında, Dominik Cumhuriyeti'nde, bir uçurumun dibinde üç kadının cesedi bulunur.Mirabel kızkardeşler diktatörlüğün   askerleri tarafından, tecavüz edildikten sonra vahşice katledilmişlerdir…

 BM tarafından o  gün, "25 Kasım, kadına yönelik şiddetin yok edilmesi için uluslararası mücadele" günü ilan edilmiştir.

Kadın sorunu,egemenlik ilişkilerinin ortaya çıktığı sınıflı toplumlardan beri var. Ekonomik özgürlüğünü kaybeden kadın,diğer bütün özgürlüklerini ve ayrıcalıklarını da kaybetti : Ailede,toplumda devlette ve dinde…Ne olduysa ondan sonra oldu. Kadına yönelik şiddet artarak devam etti…

Ülkemizde her gün bir kadın öldürülüyor.Darp edilen ,taciz ve tecavüze uğrayan kadınlar yüzünden kadınlarımız sokaklarda suçlu gibi korkarak dolaşıyorlar!..Bütün saldırılar cezasız kalıyor!..Yasalar şiddeti önlemeye yetmiyor.

Olay bu kadarla bitmiyor.Şiddet denilince sadece fiziksel şiddeti anlamak yetersiz olur.Kadınların eğitim,sosyal  ve ekonomik yaşamın dışında tutulması ile yaşadıkları  sorunlar,şiddetle doğrudan ilişkilidir.Kızların yarısı okutulmuyor ve çalıştırılmıyorlar.

Bizim eğitim sistemimiz de  siyasetimiz de erkek egemen bir içeriğe sahiptir. Toplumsal yapımız, kadının yaşam alanlarını iyice daraltmış; din adına “fetva” veren kimi meczuplar da kadını hatta çocukları bile birer cinsel obje olarak görmekten bir türlü kurtulamamaktadır. Kimse de bu gidişe dur, demiyor.

O zaman ne yapmalı?

Kadınların, eğitim ve iş olanaklarını arttıracak düzenlemeleri yapmak, onları sosyal ve ekonomik yönden destekleyen  “pozitif ayrımcılık” önlemlerini uygulamak, cinsler arası eşitsizliğin giderilmesinin  yanında ,kadınlara yönelik şiddet sorununa da gerçekçi çözümler üretmek gerekiyor.…

Ataerkil toplumda erkek egemenliği her yerde(aile,okul,sokak..)öğretiliyor ve yeniden üretiliyor Şiddet, erkeğin hayata duyduğu öfke ile başlıyor. Eğitimli ya da eğitimsiz olması fark etmiyor,sadece erkek olması ona bu hakkı veriyor!Aslında erkekler,kendi zavallılıklarına saldırıyorlar.Kadınlar ölüyor;ama,toplumsal utancımız ortada duruyor..

Kadınlar,şiddeti çoğunlukla en yakınlarındaki erkeklerden (baba,kardeş,eş,sevgili…) görüyor.

 “Hayat, sadece sana değil, kadın-erkek tüm topluma yük, bu yüzden yükünün acısını kadından çıkarma!..”


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık