Sevgili dostlar, aslında başka bir makale yazmıştım. Ancak onu başka bir gün yayımlamaya karar verdim. Bugün doğum günüm olduğu için bu satırları kaleme almak istedim.
Bugün benim doğum günüm
Kelimeler büyüyor boğazımda
Bildiğim bütün hayatlar
Paramparça paramparça
Şarkıcı Teoman’ın babası için yazdığı bu sözlerle başlamak istedim. Evet, bugün benim doğum günüm. Hayatımdan bir yaşın daha eksildiği gün... Doğum günümüz, aslında biraz da eksilişimizin yıldönümü gibi.
Son dört yıldır doğum günlerim ne yazık ki sancılı geçiyor. Çünkü dört yıl önce, canım anneciğimi kaybettim. Doğum günlerimi hiç unutmayan, her sene arayan annem...
"Ne istersin oğlum, sana ne alayım?" diye sorması bile yeterdi bana. "Yok anneciğim, bir şeye ihtiyacım yok," desem de o ısrarla, "Olsun oğlum, söyle ne alayım sana," derdi.
"Hadi sen al, ben sana parasını veririm," derken içindeki o güzel niyeti hep hissederdim.
Ben de anneciğimin doğum günlerini hiç ihmal etmezdim. Ona kalıcı, anlamlı hediyeler alırdım. Öyle ki, o hediyeler şimdi misafir odasında hatıralar arasında duruyor. Onlara her baktığımda içim parçalanıyor, bazen de gözyaşlarımı tutamıyorum.
Her cuma mezarını ziyaret eder, onunla dertleşirim. Hayatımdan geçenleri anlatırım. Ne tesadüf ki bu yıl doğum günüm bir cuma gününe denk geldi. Bugün de anneciğime hem cuma ziyareti hem doğum günüm vesilesiyle gideceğim.
Anneciğim, bugün de soracak mısın?
"Oğlum, sana ne alayım ne istiyorsun?"
Sormanı o kadar çok isterdim ki... Sana anlatamam!
Kasım ayında, onu kaybedeli dört yıl dolacak. Sanki hiç vefat etmemiş gibi hâlâ özlemle onu bekliyorum. Senin de özleyip ama yanına gelmeyenler için söylediğin gibi:
"Olsun, ben onları Almanya’ya gönderdim, uzak, gelemiyorlar."
Şimdi ben de seni "Almanya’ya gönderdim" anneciğim. Hasretle dönmeni bekliyorum.
Ama biliyorum, dönmeyeceksin.
Ben de senin yanına gelmeyi çok istiyorum.
Sevgili dostlar, annem rahmetli olduktan sonra ona birçok şiir yazdım. Bu şiirleri Bekle, Geleceğim Nezkam adlı şiir kitabımda da topladım.
Şimdi o şiirlerden birini siz değerli Hedef Halk Gazetesi okuyucularıyla paylaşmak istiyorum.
Anneciğim, son zamanlarında tekerlekli sandalye ile hayatını sürdürüyordu. Yürüyebiliyordu ama kalp ameliyatından sonra dışarıda yürürken kalbi sıkıştığı için genellikle sandalye ile çıkıyordu.
YAKINDIR GELECEĞİM
Pencereden seyrettin hep hüzünle bahçeyi
Ne kadar da istiyordun, çarşılarda gezmeyi
Özlemin çok büyüktü canı canlarına
Kırdılar, gelmediler; günah onların yanlarına
Telefonlar açtın bir çare, hep özlemle
Bahaneler uydurdular sana bir elemle
Gelmelerini ne kadar çok istedin
Gözlerin kapılarda kaldı, hep bekledin
Ana yüreği, “Canınız sağ olsun,” dedin
Gözlerin ağlamaklı, bir şey diyemedin
Görüyordum, kalbini çok kırdılar
Son günlerinin özlemini senden çaldılar
“Ben ölünce ne yapacaksınız?” dedin
Çok mu istedin, neden böyle söyledin?
Hepimize kırgındın, içinde düşünceler
“Ne olurdu,” diyordun, “bir araya gelseler”
Kardeşler kırgındı, ne çok üzülüyordun
“Ben ölünce bir araya gelin,” diyordun
Bana söz verdirdin, “Kardeşlerini kolla,”
Oradan ne olur, anneciğim, bana sabır yolla
Sen iyi ki benim annem olmuşsun, çekirdeğim
Bekle beni, düşünen kadın, yakındır geleceğim…
Bâki selamlar.